Ankara Dayanışma Akademisi’nin (ADA) açılışını 8 Ocak 2017 tarihinde, yeni bir KHK’nin daha yayınlanmasının ardından yaptık ve sonradan yayınlanan KHK’lerle de iyice çoğalmış ve büyümüş olduk. Böylece, mevcut üniversiter yapının dışında bilimsel faaliyet yürütme ihtiyacı ile akademik faaliyetleri o yapının dışında kalarak yürütme zorunluluğu, “dayanışma akademileri”ne bir yenisini daha eklemiş oldu.

Dayanışma Akademisi düşüncesi bizim, bilgi üretmeyi ve dayanışma pratiğini çoğaltmayı hiyerarşisiz, iktidarsız, kolektif bir süreçle gerçekleştirebileceğimiz ve bunu bir araya gelebildiğimiz her yerde, parkta, sokakta, kafelerde ve sair mekȃnlarda yapabileceğimiz düşüncesidir. Bu nedenle, ADA olarak toplumsal bir mutabakat zemini üzerinden yürümeyi ve odağında yalnızca ihraç edilenlerin dayanışmasının aksine yaşanan sürecin “rahatsız/huzursuz ettiklerinin” tümünü görmeyi, kabul etmeyi önemsiyoruz.

Sözün özü, uzunca bir süredir “nasıl bir üniversite” sorusunu hem daha sıklıkla
sormaya hem de daha sıklıkla “unutmaya” başlayan bizlerin artık neredeyse bütünüyle söylemde asılı kalan “alternatif üniversite”, “toplum için üniversite” “özgür üniversite” gibi hayallerimizin yeniden dirilmesine denk geldi dayanışma akademileri…

Elbette rüşeym halinde bir “ADA” bizimkisi ancak içinde emeğe, dayanışmaya,
kolektif olana, eleştirel ve özeleştirel olana ısrarla daha çok sarılmanın, eşitlerarası bir ilişki kurma çabasına daha çok asılmanın ve ufku “başka bir üniversite” fikrinden ve pratiğinden yana açmanın ferahlığını ve coşkusunu yaşıyoruz. Memleket gerçeklerine biraz talim etmenin, zulmün, zorbalığın ve savaşın kural, barışın, kardeşliğin ve umudun istisna kılındığı zamanlarda yaşıyor olmanın öfkesi elbette baki, ancak esas olan umut işçiliği. Çağrımız umuttan ve dayanışmadan yana…

Ankara Dayanışma Akademisi

Dayanışma Akademileri

Biz Kimiz? / Who Are We?

Bizler Türkiye’deki neoliberal otoriterleşme sürecinin üniversitelere yansımasından payını alan, bu süreçte baskıya, savaşa, şiddete, adaletsizliğe barış umudundan beslenerek karşı çıktığımız, barış sözümüzde ısrar ettiğimiz için üniversitelerdeki işinden edilen akademisyenleriz.

We are the academics who have taken their share in the neoliberal authoritarianization process in Turkey, and who have been dismissed from their positions in the universities for standing against oppression, war, violence and injustice.

Derdimiz Ne? / Aims

Derdimiz, akademik bilgi üretiminin siyasal ve toplumsal alanlarda barışı, şiddetsizliği, adaleti öncelikli kılarak gerçekleştirilmesi.

We aim to relate academic knowledge production to the prioritization of peace, nonviolence and justice in the socio-political sphere.

Derdimiz, bu tür bilgi üretim süreçlerini dışarısına itildiğimiz üniversite yapıları dışında da devam ettirmek.

We aim to continue such knowledge production processes in the non-university spheres.

Derdimiz, barışı öncelikli kılan bilgi üretim ve dolaşım süreçleri boyunca, otoriter yapılar karşısında cesaret gerektiren, kaçınılmaz olarak cüret eden bilgiyle ilişkimize mevcut üniversite yapıları dışında da devam etmek. Bunu yaparken, bilgiyi kurumsal alandan dışlanan eşitlik, özgürlük, dayanışma ilkelerine referansla üretmek ve paylaşmak.

We aim to maintain our relation with the dare-to knowledge that requires courage in producing and sharing knowledge, prioritizing peace vis-a-vis the authoritarian structures. In so doing we aim to produce and share knowledge with reference to equality, freedom, and solidarity that are excluded from the university sites.

Neden Dayanışma Akademileri? / Why Solidarity Academies?

Barış sözünden vazgeçmedikleri için mevcut üniversite yapılarının dışına çıkmaya zorlanan akademisyenler olarak akademik bilgi süreçleriyle bağlantımızı alternatif yerel akademik örgütlenmelerle devam ettiriyoruz.

As the academics who were forced out of the university structures because we have not retreated from our word for peace, we maintain our connection with the academic knowledge processes through alternative local academic organizations.

Eskişehir’de dayanışma dersleriyle ve İstanbul’da Kampüssüzler ile ilk adımları atılan ilk Dayanışma Akademisi örneğini Eylül 2016’da kurulan Kocaeli Dayanışma Akademisi oluşturdu. Dayanışma Akademileri, bugün itibarıyla, Ankara, Antalya, Dersim Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Mersin’de etkinliklerine devam ediyor.

The first steps of the Solidarity Academies were taken by the solidarity classes in Eskişehir, followed by the With NO-Campus Academics in İstanbul. The first organized example of the academies took form in September 2016 by the creation of Kocaeli Kocaeli Solidarity Academy-KODA). Today Solidarity Academies continue their activities in Ankara, Antalya, Dersim Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Mardin, Mersin and Urfa.

Ekim 2017 boyunca yapılacak açılış törenlerinde, bilgiyle şiddetsizlik üzerinden ilişkilenmek, akademik bilgi üretme ve paylaşma süreçlerinde barıştan vazgeçmemek, akademi – toplum ilişkisinde barışın sözünü esas kılmak üzere, tüm demokratik oluşumları ve aktörleri Dayanışma Akademilerinde bilme ve paylaşma çabamızı desteklemeye çağırıyoruz.

We call all democratic organizations and actors to participate in and support our aspiration for nonviolent knowledge processes and setting the word for peace as the basis for the relation between the academia and society.

Dünyaya eşitlik, özgürlük, adalet için dokunarak,
Bilmeye cüret etmek,
Bilgiden vazgeçmemek,
Bilgiyi dönüştürücü kılmak için

DAYANIŞIYORUZ!

SOLIDARITY FOR
Touching the world for equality, freedom and justice
Daring to know,
Holding on to transformative knowledge!
Hakkımızda